← Tüm yazılar

Belirsizlik Dönemlerinde Ekibinizi Nasıl Yönetirsiniz?

Belirsizlik dönemlerinde şeffaflığı korumak, kararları bekletmemek ve riskli konularda kontrollü ilerlemek için sahadan öneriler.

Belirsizlik, dijital dönüşüm projelerinin doğal bir parçasıdır. Öncelikler değişebilir, başka bir ekibin teslimatı gecikebilir veya ihtiyaç duyduğunuz karar henüz alınmamış olabilir.

Bu dönemlerde ekibi en fazla yoran şey belirsizliğin kendisi değil, bilgi boşluğudur.

İnsanlar ne olduğunu bilmediğinde kendi senaryolarını üretmeye başlar. Bu da motivasyon kaybına, yanlış önceliklere ve ekip içinde gereksiz kaygıya neden olur.

Bir ekip liderinin görevi her sorunun cevabını bilmek değildir. Mevcut durumu açıkça göstermek, alınması gereken kararları bekletmemek ve ekibin güvenle ilerleyebileceği bir çalışma ortamı oluşturmaktır.

Bilmediğinizi de Açıkça Söyleyin

Şeffaflık, yalnızca kesinleşmiş kararları paylaşmak değildir. Henüz cevabı bulunmayan konuları da görünür hâle getirmektir.

Ben belirsizlik dönemlerinde ekiple şu dört bilgiyi paylaşmayı önemsiyorum:

  • Şu anda neyi biliyoruz?
  • Henüz neyi bilmiyoruz?
  • Cevabını kimden ve ne zaman bekliyoruz?
  • Yeni bilgiyi ekiple ne zaman paylaşacağız?

“Henüz bilmiyorum” demek liderlik zafiyeti değildir. Aksine, cevabı bilinmeyen bir konuda kesin konuşmaktan daha güvenlidir.

Ancak şeffaflık, bütün ihtimalleri hiçbir süzgeçten geçirmeden ekibe aktarmak da değildir. Ekibin işini ve önceliklerini etkileyen bilgiyi, gerekli bağlamıyla birlikte paylaşmak gerekir.

Kararları Belirsizliğin Arkasına Saklamayın

Belirsiz dönemlerde daha fazla bilgi beklemek güvenli görünebilir. Fakat alınmayan kararlar ekibin ilerlemesini durduruyorsa beklemek de başlı başına bir risktir.

Her karar için bütün bilgilerin tamamlanmasını bekleyemeyiz. Elimizdeki bilgilerle o an için en doğru kararı almalı ve ekibin ilerlemesini sağlamalıyız.

Yeni bir bilgi ortaya çıktığında kararın revize edilmesi başarısızlık değildir. Önemli olan, kararın neden değiştiğini ekibe açıkça anlatabilmektir.

Kararlılık, bir kararı hiç değiştirmemek değil; değişen koşullarda doğru yönü koruyabilmektir.

Her Kararı Aynı Hızda Almayın

Hızlı karar almak, bütün kararları aceleyle almak anlamına gelmez.

Kararın olası etkisini ve geri dönüş maliyetini değerlendirmek gerekir:

  • Kolayca geri alınabilecek kararları hızlı alın.
  • Başka ekipleri etkileyen kararların bağımlılıklarını kontrol edin.
  • Güvenlik, finans, müşteri veya canlı sistem riski taşıyan kararları daha dikkatli değerlendirin.
  • Geri dönüşü zor kararlarda ilgili uzmanları ve paydaşları sürece dahil edin.

Bu ayrım, ekibin gereksiz yere beklemesini önlerken riskli konularda kontrolü kaybetmemenizi sağlar.

Kararları Görünür Hâle Getirin

Belirsizlik dönemlerinde sözlü alınan kararlar hızla unutulabilir veya farklı yorumlanabilir.

Basit bir karar kaydı çoğu zaman yeterlidir:

  • Hangi karar alındı?
  • Neden bu karar alındı?
  • Kararın sahibi kim?
  • Hangi durumda yeniden değerlendirilecek?

Böylece karar değiştiğinde ekip bunu bir tutarsızlık olarak değil, yeni bilgiye verilen bilinçli bir karşılık olarak görür.

Ekibi Diri Tutan Şey Sahte Kesinlik Değildir

Ekibi diri tutmak için her şeyin yolunda olduğunu söylemeniz gerekmez. İnsanlar zor bir tabloyu yönetebilir; fakat kendilerinden bilgi saklandığını düşündüklerinde güvenlerini kaybeder.

Şeffaflık güveni, zamanında alınan kararlar hareketi, riskli konulardaki dikkat ise güvenli ilerlemeyi sağlar.

Belirsizliği tamamen ortadan kaldıramayız. Ancak ekibin belirsizlik içinde yönünü kaybetmesini önleyebiliriz.